Ara
  • Av. Barış Bürüce

İşe İade Davası Nedir?

Güncelleme tarihi: 15 Mar



İşe iade davası birazdan aşağıda sayacağımız şartlara sahip işçilerin iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir nedene dayandırılmadan feshedilmesi halinde işçinin feshin geçersizliği iddiasına dayanarak açtığı davadır.

İŞE İADE DAVASININ ŞARTLARI

İş Kanunu md 18’e göre “Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.” demektedir.

Madde metninden hareketle işe iade davasının şartları şunlardır;

1- İşyerinde en az otuz işçinin çalışması

İşe iade davası açabilmek için işyerinde en az 30 işçinin çalışması gerekmektedir. Aynı maddenin 4. fıkrasında “İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.” denmektedir.

2- İşçinin en az 6 ay kıdemi olması
İşe iade davası açabilmenin bir diğer şartı da işçinin en az altı aylık kıdeme sahip olması şartıdır. Yine 4. Fıkrada “İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir.” denilerek aynı işverene ait farklı işyerlerinde çalışılmış olmasının da kıdem hesaplanırken dikkate alınması gerektiğini ifade etmektedir.

Ayrıca 18 maddenin 2. Fıkrasında altı aylık kıdem belirlenirken 66. Maddedeki sürelerin dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. İş Kan. 66. Maddeye göre;
“Aşağıdaki süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır:

a) Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler.

b) İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.

c) İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.

d) İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.

e) Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler.

f) Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler.

İşin niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden sayılmaz.”

3- Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışmış olmak

İş kanunu m. 11’de belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmeleri tanımlanmıştır. Bu maddeye göre “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.” Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar işe iade davası açamayacaklardır.

4- Feshin geçerli bir sebebe dayanması

Bu şarta ilişkin olarak da 3. Fıkrada hangi hallerin geçerli sebep olmayacağı sayılmıştır. Buna göre;

a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.

b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak.

c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.

d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.

e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek.

f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık

5- İşveren vekili olmamak

İş Kan. Md 2’ye göre “İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir.” 18. madde son fıkrada “İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler ile 25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz.” hükmü ile işveren vekillerinin işe iade davası açamayacakları belirtilmiştir.

6- İş Kanunu Kapsamında Çalışıyor olmak

İş kanunu 2. Maddeye göre “Bu Kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.”

DAVA AÇMA SÜRESİ

İşe iade dava açma süresi İş Kanunun 20. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Görüldüğü gibi iki kriter belirlenmiştir. Arabuluculuğun dava şartı olmuş olması nedeniyle fesih bildiriminin işçiye tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak gerekmektedir. Arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma olmadığı takdirde buna ilişkin son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde dava açmak gerekmektedir.

İŞE İADE DAVASINDA İSPAT YÜKÜ

Yine İş Kanunun 20. maddesi “Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.” diyerek ispat yükünün işverende olduğunu belirtmiştir.

İŞE İADE DAVASININ SONUÇLARI

İşe iade davası sonucunda mahkeme feshin geçersizliğine hükmettiği takdirde işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.
21 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör